UCUZ RÜYA

Şimdi durma ve söyle içinde hapsolan,
Coşkun ve yabansı hayalleri.
Öyle bir söyle ki arşa çıksın kelimeler,
Yoluna yol olsun manası sende gizli sözler.
Nasıl ve nerede biteceğini bilmediğin,
Topu toplamı nefesinle sayılı ömürle,
Kendin ol ve insana yakışırcasına yaşa.
Yalnız kaldığın bir anda duraksa ve düşün,
Dünyadaki bu hırsın, bu öfkenin, bu kibrin ve
Saçma sapan onca söylemin nedenini.
Neden bu başkalaştırma?
Bu yarım kalmış insanlık neden?
Delirmek hakkını kullanmış insanlara,
Böylesi talan edilmiş dünyada harcananlara;
Bu anafor içinde oradan oraya savrulanlara;
Bir ömrü kemiren büyük hatayla kahrolanlara;
Kırık dökük bir geçmişin ardında var olanlara;
Kısacası insanlığın geldiği bu son noktadan,
Kendini kurtarmak için tutuşup
İnsanların yarattığı dehr-i zulmetten utananlara;
Kaçışları neden ve niçin bir sor.
Kilide vurulan düşünceleri bir kez daha yokla,
Yeni baştan sorgula hakikatin yurdunu.
Neticesinde otur ve sadece düşün:
İki lokma bir nefes için çabalayıp durduğumuz,
Mamafih ne yapsak da silinip kaybolacağımız,
Bu adi ve ucuz rüyanın şimdi neresindesin?