Ağzımda karın dağılması gibi ağardı sabah
Ten de ağardı böyle, yaratılmaktan
Bu diğer penceredeki inanmış yüzüm
ondaki seher çiziği
kalbe çekilmiş güneşlik
yeni pervazlar bulurdum neden hiç istemedim
İlk saydamlığı akıtıyor gökyüzü
Yutağımda buluttan bozma bir şeytan
Cüssem yağınca omuzlarıma
Yol oldum kendime karla kapanan
Buzlarımda çözülme, şimdi nehirlerle akran
Dünya debisini yarıştırıyor benimle
Doğsam bir akıntıdan nerede dinecektim
Bu pencereyi aralayan ilk sözüm
İyileşen bir arzuyu şaşırtmak
Fikrimde kıvılcım
Fikrim aslında, daldan eve sarkan bir orman
İnancı iğneleyen bir ladin
Mevsimin şiltesinde
Düşerken ağacı utandıran yaprak
Bu çerçeveyi çatlatmış yüzüm
Burada göreceğin şeyler var
Kendimi alıyorum çok sesli bir anıdan
canlı fotoğraftan, aksak romandan
Hiçbir şeyden haberim yok, kuşlara benziyorum
Hiçbir şeyden haberim yokken belkileri seviyorum
Kırptığım bu an, bu poz, bu izmaritten pasaj
Dağ yolundan geliyorum, dizlerimde birkaç filiz
Getirdiğim kendimi darılarla ekeceğim
Bu çerçeveden ilk çıkışım, ilk kez ağaçları geçiyorum
Güneşlikler yok kalbimde
Kamaşıyor heyecan
Aşk tanyeri kızılı, çattığım ateş gün sarısı
Çıplak gözle bakacağım ölümün yanışına
Ağardım, insan olmaktan
































































































































































































