Dilek Bayram

SİHİRBAZIN GÖNÜLSÜZ ÇIRAĞI

Nefesini kaç saniye tuttuğunu aklında tutamamış yine… Küskün.
Selin önüne kattıklarınla savruldun
Bir ağacın köküne sımsıkı tutunamayan ellerini ellerime uhu ile yapıştırırdım küçükken
Küçükken büyük büyük bakardı gözlerimiz. Unutkan.
Pazar senfonisi, kabak tatlısı, asma yaprağı, burnunun ucuna düşmüş gözyaşı damlası
Görünmez oldum odaların içinde yorganı başıma kadar çekince
Bütün rüya halkalarını geçirmişler iç içe. Alkış.
Kedi miyavlaması, origami, güneş patlaması.
Sisin içinde yitip gidenlere el sallarken görünmekti marifet
Balık temizlemek, odun kırmak, soba külünden merhem yapmaktı.
Çatılarda yer kalmamış kargalara uyurgezerlerden
Sen çoktan uyanmış, belki hiç uyumamış çizgi romanları okurken
Buzun üzerinde yürüme denemeleri bir iki
Buz tuzla buz olmuş, sen halkı kanalizasyon kapağı üzerinde selamlarken.
Demir kapıyı kapatmamış bak yine… Masum.
Komşu çocuklarının sesleri dolacak şimdi içeriye, sözleri anlaşılmaz rap şarkısı değil
Hep bilindik nakaratların tekrarı.
Koparılacak etinin kalmadığını fark ettiğinde parmaklarında
Kaldırımın üzerine bıraktığın kartları takip ede ede buldum seni
Yemeğe çağırmak için tutup göbeğinden ısırmak
Şapkadan tavşan çıkartmaktan daha ilginçti ve çok kıskançlıktı.
Ezberini unutmuş yine… Mühürlü.
Simsiyah bulutlara yaraşır simsiyah inciler takınca
Simsiyah saçlı cadının gündüz masallarının şifresi de çözülmüş
Yara bere içindeki ellerine dokununca yalnızlık saçıyor
Kelimeleri yuta yuta konuşurken karanfil kokuyor
Gözlerin su yeşili mi dedi biri, mavi dedim
Yüzmeyi bilmezdim, denizi küstürmek istemedim.
Odadan odaya koşuşan balon etekli
Dikiş dikerdin geceleri gizli gizli, gölgeleri ve garson boy elbiseleri.
Uslu uslu görünenler ve yalan söyleyince burnu uzayanlar aynı köşede.
Kesekâğıdına doldururken yumurtaları olduğun yere işedin
Bahçedeki dalları buduyorlardı, bir sürü bir sürü sihirli değnek
Göl olmuş ayaklarının dibi, ayakkabılarının içi göl olmuş
Kâğıttan gemiler yüzdürdüğün
Vardı yine bir coşkulu kalabalık. Dağıldı.
Yaptığı karışımı karıştırdı rüzgâr, sürdü alnına.
Herkesin evlerine çekildiği saatlerde hazırlandı çıkmak için sahneye.
Kış uykusuna yatan insanlardan sağa sola kaçışan hayvanlar
Sihirbazın çırağı yine mi bir yerlere sıvışmış? İfşa.

0
0
0

Ne hissettin?

🌟 Büyüleyici

Paylaş