sinesine sine sine ateş
dokunduğu her şeyde kendini de yakar biraz
kar sakar
ateş akar
bir hoyrat mermi hayatı böler
can söner
ateş döner
kar diner
bir ninni iner
bu dünya bir kenar mahalledir
sinesine sine sine ateş
geceyi yakar
bir ağıdın şeklini çizerek semaya
“dün gece bir kadın vuruldu”
kelimeler
ah pavyona düşer
dile düşer
söz siner
can söner
ateş diner
gece gebe şimdi
başka bir yaradılış efsanesine
bu dünya bir batakhanedir
hayat gecelerin utanç dansıdır
ateş sessiz bir melodi şimdi
yankısı zamanda
zaman bir eşiktir
söz beşik
ses unutulmuş bir kafiye
söz diner
ateş iner
biri düşer
sinesinde ses
kafiyesiz iniltiler emzirir
ah insan sesi ne kadar tesirli bir zehir
panzehri kendi olan bir ağu
insan sesine kurşun işlemez
çün söz kurşundan derin yaralar
küfürler patlar ve rüyalar pıhtılaşır
hayat rüyaların varoşu
şimdi kelimeleri aldığın yere bırak
yeniden doğ
bir keresinde annem demişti ki
gece bize işlemez
uyudukça büyüyen yanımıza fısıldar karartılar
düş yorgun
uyku yanıcı bir maddeden mamul
insan kafiyesini yitirmiş bir gece şarkısı
şarkı ağıttı
ağıt döldü
kadın öldü
kar tutmadı
ateş söndü
düş yarım yamalak
yarım kalmış bir şarkı pıhtılaşır
bu dünya rüyalarımızın ucuz kerhanesi
nasıl da her şeyden uzağız
yoksa kayıp mıyız
yoksa
yok yok
yok
sus bari
sus
sus



































































































































































































