Demet Eker, 1977 Denizli doğumlu. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak çalışıyor. Öykü yazmaya…
“…bir şeylerin anlamsızlaşması çok kötü, bir şeyler dediğim fayda sağlayan sağlamayan, günah sevap ayırmaksızın her şey. Severek başladığım her şeyden…
Defne Hanım merhaba! Çok defa sorulmuştur ama biz yine de yazmaya başlama serüveninizi sizden dinlemeyi çok isteriz. Bize edebi yolculuğunuzdan bahseder…
Beşinci ve son el oynanıyordu artık, masada sadece Bekir ve Bayram kalmıştı, bir de iki bin civarında bir para. Sarımsı loş ışığın altında iyice terlemişti…
Bir Anadolu soluğu, bir taşra kıskacı, bir insan ağrısı, bir insanlık sancısı “Ahlat Ağacı…” Aynada kendini görmek gibiydi yahut bir dejavu. Başroldeydim…
Tam gök gürlerken üstüne bir de simsiyah geceyi aydınlatan şimşek çakmıyor mu, müthiş korkuyorum o tablodan. Gözlerim dışarı fırlayacak gibi oluyor. İnsan…
Edebiyatımızın ilklerinden, ilk psikolojik eserlerinden biri olan, Peyami Safa’nın en çok basılan ve beğenilen; umudu, acıyı, felaketi ve mutluluğu aynı…
Dedemin, klarnete gırnata, helikoptere tayyare, televizyon haberlerine ajanslar dediği zamanlarda değiliz artık. E dedim ben onun izinden gidip böyle sesleneyim…
Siz değerli okurlarımıza dergimizin çıkış öyküsünü anlattığımızda "özgünlük" konusu üzerinde durduğumuzdan bahsetmiştik. Bu minvalde her bir sayımızda…
Bazı kelimeler vardır, anlamının gücünü tek başınalığından değil de manevi bir örgü içinde, onu oluşturan bileşenlerinden alır. Mesela "ev". Tabii bir…