Evliliğin en belirgin cevheri şüphesiz tek eşliliktir. Manevi hamurundaki zaman, mekân, somut, soyut, nitel ve nicel buluntularında özsel teslimiyetin haritası vardır.
Kadın ve erkek yaşamlarındaki ruhsal çırpınışlarını daha yaşanır hale getirmek için arzu yumaklarını birbirlerine yuvarlarlar. İnsan yaşamında evlilik saf arzuların teşekkül çağıdır. Evliliklerinin nasıl gittiği sorulduğunda, “yuvarlanıp gidiyoruz” sözü de buradan geliyor olsa gerek.
Âlemindeki oluşu, bozuluşu ve değişmeleri otonom olarak yaşamaktansa tek eşlilik esasını gözeterek her birey kendi etik anlayışıyla erdemli ve ortak bir hayatın mühendisliğini yapmaya çalışır. Mamafih aşk ve sevgiyle inşa edilmiş bir ruh kentidir evlilik. Bedensel, duygusal, annelik, babalık, çocuk, birlik ve beraberlik, gelecek, soy, gibi kavramların hasat edilmesidir.
Evlilik bazen iplik iplik mücerret metafizik bir kavram, bazense mantık alegorisidir. Bireylerin toplumsal boyunduruğa gelmemesi gerekir. Toplum için değil kendileri için, kendi dinamikleriyle evli kalmalıdırlar.
Ev hayatı adaletle ayakta durmaz. Evde saf adalet olmaz. Çünkü adalet için hakkını ararken aile üyelerinin birçok haklarını payimal edersin. Ev hayatı merhamet, şefkat ve af üzerine kurulmuştur. Merhamet, şefkat ve af! Bunlar da gıda ister. Onlara ait tek gıda malzemesiyse sevgidir. Kader her şeyi tersine götürse, hiçbir şey yolunda gitmese dahi sevgi kendi sürecini idame ettirecektir. Lihaza o tek gıdaya koşulsuz güvenmek ve yatırım yapmak lazım gelir.
Ev ve aile olmak kişinin küçük bir cennetidir. Bu kutsal alanda sevgiyi erkek ve kadın dengeler. *Evlilik erkeğin sırtında erkeğin sırtı da kadının sırtındadır. Sırtlarda kaderin sırtındadır. “Sırt sırta verip geçinmek” deyiminin mana âlemindeki tezahürü de bu sırtların birliğidir zannediyorum.
Bu birlik ve beraberlik en başta mutluluğu doğurur. Mutluluğun muhafazası için sevginin muhafızı olacaksın. Sevdiğinle arana psikolojik duvarlar örmeyeceksin. Tinsel, dinsel, duyusal… Kısacası bütün âlemlerde şirinlik, sevgi, ilgi, aşk, güven, gam, keder, acı, özlem gibi içsel doyumları birlikte tümleyeceksiniz ve sonunda yakınlaşacaksınız. Tek beden, tek yastık ve tek nefes. Unutulmamalı ki varlığın tabiatında birbirine yakınlıkta meyil vardır. Birbirlerine yakın olanlar, birbirlerini celp ve cezbederler.
Kadının fıtratında sevgi sarmaşığının kurumaması gereken bütün maddi ve manevi aletler bulunur. Yeter ki besleyecek can toprağı erkek olsun.
Kadın: Merhamettir, şefkattir, inceliktir, narinliktir, hassasiyettir, ayrıntıdır… Mayasında annelik cevheri bulunan tanımsızlığın tanımıdır.
Erkek: Sosyaldir, romantiktir, ilericidir, kadınının şifrelerini bilen öznedir, güvendir, limandır… Mayasında babalık cevheri bulunan dağdır.
Aile: Artmaktır, aşmaktır, gönençtir, başarıdır, değerler eğitimidir, mutlu ve sosyal çocuk yetiştirme ocağıdır. Mayasında yaşam cevheri bulunan hayattır.
“Unutmayın hayvanlar eşleşir insanlar evlenir.” Robert F
































































































































































































