Bir havuz değil sıçrama tahtasından sonraki düşeceğim yer
Şiirlere konu, şaşalı bir uçurum
İnsan dibe çakılmak için neden önce yükselmeli?
Bir an, bir gün, bir ömür
Cebelleşmeyle çıktığım basamakların sonunda, bir pencere,
Pencereler neden hep açılır boşluğa?
Tüm yön okları aşağıya doğru
Film şeridim kopuk kopuk
Yine o çiçek geliyor aklıma
Baharda açan güzün solan
Baharda açan güzün solan
Baharda açan güzün solan
İnatla
Bıkmadan, yorulmadan kaderine razı olan
Ayrılıyorum ondan kırmadan
Yere yaklaşıyorum
Rüzgar öpüyor kulaklarımı, tadı aynı, kuru
Ne uzun sürdü bu düşüş
Menzil nerede
Ağzım burnum, göğsüm ciğerim kesin
Peki kan gelir mi zihinden?
Düşünceler de uçuşur kelebekler gibi
Keşke gitmeseler
Sahiplenir birisi, içim acır
Eğreti durur üvey incelikler
































































































































































































