STATÜKO

seslerle zihnime sarkıtılan huzursuzluk
duvarları yararak ilerliyor dilime
bir halkı anlamaya yetmeyecek
duaları olanların sorgusunda,
umut etme yordamı tartışmaya açılıyor
hesap kitapların kör noktasında

başlatmak kadar bitirmenin de
düğmesi olabilir bir soru

neyin peşinde olduğunu
perişanlığa soyunduğunu

hangi alışkanlığa kurduğunu saatleri
ve yürümeyi bilmediğini fark edebilirsin
adımların yalıyorken hep aradığın yolu

bir duvak ile korumayı düşleyecek yarınlarını
imha edecek yıldıran defolu rüyaları
ancak bilmiyor, pansuman için daha mukavim örtüler
içinde bir gün anımsayacağı gömüler
vardır
bırakırsa uykuları

kaçmayı isteyecek omuzuna değen her şeyden
ağaç altında uzanmayı yolda olmaya yeğleyecek
“aramayı sonlandırın
gerçeğin bulunacak tarafı kalmamıştır”
sancılar delerken hücrelerini
sanıyor direnmekten muaftır

itiraz kadar kabullenmenin de
bedeli olur
havada paraşüt yerine bir ceset açılır misal
takıp takıştıracakken bir kadın en güzel gülüşünü
namus bekçileri sunumda yarışır
askılarda yitmiş yaşamları anımsarken
kırıntılarla yolunu bulacaksın
ateşini söndürecek bir şey kafana atılır
keyifle yutacaksın
hem harareti de alır

hiçbir düğmeye yeltenemeyeceksin
ömrünü çaldırdığın makinedekinden başka
ağlamayacaksın evine götüremediklerine
bültenlerde gözün olmayacak
aynı gol pozisyonunu
geriye sarıp duracaksın

nefesinin kesilmediğine şükrederken
katığa ihtiyaç olmadığına
ikna edeceksin çocukları

utanmak sınıfsaldır
ölüm tarafsız
öyle değil mi alay komutanı?

0

Görüşünü Paylaş

Bir duygu seçin... 🌟
Yorumunuz incelenmek üzere gönderildi. Teşekkürler!
Yorumlar yükleniyor...

Yazıyı Paylaş