“Kusura bakma patron ama sen bir kağıt faresisin. Şu zavallı sen de hayatında bir kez olsun güzel bir yeşil taş görebilirdin ama göremedin. ” diyor Berlin’den gönderdiği telgrafta Aleksi Zorba.
Yazar olmak; bir kavram arayışı, bir söz bilimi, bir davranış biçimi ve bir birikim olarak birçok terimle nitelendirilebilir. Fakat yazar olmak bir bakıma hatıraları kurgulayabilme yetisidir.
Sinema veya herhangi başka bir sanat dalından bahsederken özellikle üretim aşamasında saf ve temiz bir tutkunun her şeyin başlangıcı olduğunu söyleyebiliriz.
"Kendi kendine yalan söyleyip yalanını ciddiye alan insan sonunda ne kendinde ne de etrafta gerçeği seçemez olur, böylece hem kendisine hem de başkasına saygısızlık eder. Saygının olmadığı yerde sevgi de olmaz.
Korku-gerilim sineması denilince aslında hemen her türde olduğu gibi aklımıza ilk olarak Hollywood filmleri geliyor. Esasen bunda eleştirilecek veya yanlışlanabilecek bir durum yok.
Sinemayı birçok şekilde tanımlamak ve nitelendirmek mümkündür. Bunlardan TDK’ye göre bilinen anlamı dışında “çeşitlilik” anlamına da gelen “renkli” kelimesi bana göre sinema sanatına en çok yakışan sıfatlardan biri.