1
14 içerik

TIKLA VE OKU

SONRADAN

Sis bilhassa inmiş Haydarpaşa’ya, diye düşünüyor Feride. Samimiyetsiz gülüşleri, uzak sarılmaları, tedirgin bekleyişleri örtmek için. Yorgun yüzler arasında kardeşini arıyor.

TIKLA VE OKU

KIYMET ÇAĞRISI

Bir gün, yıllarca başının üstünde duran bir çatıya şükredeceksin deseler inanmaz ve gülerdim. İçinde bir sürü anı ve acı biriktirdiğim bu çatı altına, günlerce şükredebilme ihtimalime inanmaz ve gülerdim.

TIKLA VE OKU

KARAR

Pancurları açtım. Sonra camları. Temiz hava hücum etti odaya. Gün ışıl ışıl. Dün arsadan giden kalasların yeri belli. Necati arkadaşlarını alır gelir belki top oynamaya. Pencereden onları izlerim.

TIKLA VE OKU

BİRAZ SARI

Pos bıyıklı kahkahalar… Tükürükler… Orta yerinde traktör resmi olan sararmış çay tabakları…
“Senden çay değil şeker parası almak lazım avukat bey,” diyor dişlerinin tamamı, bıyıklarının ise üst kısmı sarı olan amca.

TIKLA VE OKU

ARAYIŞ

Bilinen bir düzlemden, ezberlenmiş bir düzene atıldı bedenlerimiz. Kimimizin ruhu bedenine dar geldiğinden başıboş bıraktı et yığınını. Kimimizin de cuk diye oturdu ruhu bedenine; ama bu sefer de aklı firari oldu.